Birşeyler karalamayalı iki aydan uzun bir süre olmuş. Geçen iki ay içinde yaşanılanlar sanırım Uganda'yı daha iyi anlatacaktır. Önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi işler çok yoğun şekilde devam ediyor . Sürekli yeni bir oluşum, çalışma , Türkiye'de neyse burda biraz daha yoğun bir şekilde devam etmekte. Zaten bunları bilerek buraya geldiğim için pek fazla rahatsızlık duymuyorum , hatta bu koşturmacanın içinde olmak ayrı bir keyif veriyor ,sıkılacak zaman bulamıyorum.
Bu iki tatsız olaydan sonra gelelim güzel şeylere...
Daha geçen hafta kutlanan bir Christmas var ki anlatmakla bitmez.
Diğer bir sevindirici olay ise Kampala'dan Entebbe'ye taşındım. İşlerimiz nedeniyle Kampala ofisi kapattık, Entebbe'ye havaalanı ofisine taşındık. Dolasıyla hergün 80 km yol yapmak yerine Entebbe'ye taşınmak daha güvenli ve mantıklıydı.

Son 2 ay:
Daha önce de yazdığım gibi Uganda; Türkiye ve çevre Afrika ülkeleriyle kıyaslandığı zaman çok daha güvenli bir ülke. Bunu daha önce Kampala için de söylemiştim . Gece korkmadan beyaz olmanıza rağmen yolda rahatlıkla yürüyebilirsiniz kimse sizi rahatsız etmez, sataşmaz, en fazla duyacagınız ses , geçen boda bodaların ( motosiklet taksi ) sizi potansiyel müşteri olarak görmelerinden dolayı "boss! boss!" diye bağırmaları olacaktır . Geçtiğimiz günlerde, sürekli gittiğim barların dışında , biraz daha lokal nüfusun tercih ettiği bir bara gittim . Çok keyifli geçen gecenin ardından bar çıkışı yoğun kalabalıkta cüzdanımı çaldırdım . (Neyse ki bir Türk bu tip olaylara alışkın olduğundan asla cüzdanının içinde para taşımaz :) )Paralar cebimdeydi giden bir iki kredi kartım ve ehliyetim oldu . Kredi kartlarını iptal etmek bugünün telefon bankacılığında yaklaşık bir iki dakikanızı alıyor . Ancak çalınan ehliyetime çok üzüldüm çünkü sürekli Entebbe'ye seyahat ettiğimden ehliyetimi biran evvel halletmem gerekiyordu, bunun içinde birsonraki gün karakola gittim. Karakol teknolojinin epey gerisinde kalmış, bakkal defterine benzer bir deftere referans numarası açıyorlar ve olayı el yazısıyla yazıyorlar. Size de olayın kayıtlı oldugunu belirten bir yazıyla, referans numarasının belirtildiği bir kağıt parçası veriyorlar. Neyse hafif gülümsemeler eşliğinde bahçesinde tavukların koşturduğu karakoldan işimi halledip çıktım. Başka bir seçeneğim olmadığı için Uganda ehliyeti için başvurumu yaptım. Gereken evrakları Meltem'in ofisinde çalışan Uganda'lı bir arkadaşımızın yardımıyla hazırladım. Tek yapmam gereken ehliyetin harcını ödemek ve bir ay içinde ilgili yerlere gidip imza atmaktı. Asıl tezat burada başlıyor. Ehliyetimi kaybettiğimde, bahçesinde tavukların fink attığı teknolojinin epey gerisinde kalmış karakola karşın, ehliyet almak için başvurduğum merci son derece teknolojik donanıma sahipti. Elektronik imzalar , parmak izleri, anında çekılen resımler muhteşem bir bilgi deposu... her işlem bilgisayar kontrolünde denetleniyordu . Ne yalan söleyeyim Türkiye'den daha organize bir durumdalar. Bütün bu işlemleri tamamladıktan sonra ehliyetimi geçen hafta (40 günlük bir çaba sonrasında)aldım ve artık Uganda ehliyetim var :).
Bloga yazmadığım son iki ay içinde başıma gelen diğer bir olayı maalesef biraz daha kötü yaşadım.
Cuma akşamı saat 9.30 civarı Entebbe'ye operasyona gitmek üzere yola çıktım. Kampala çıkışında saat kulesi diye adlandırılan dönemeçe gelmeden trafik sıkıştı. Tehlikeli olabileceğini düşündüğüm için camı çok az aralamıştım, kapılarda kilitliydi. Tam o sırada telefonuma mesaj geldi. Cebimden telefonu çıkarttığım anda o daracık yerden gelen yumruğu hissetmem bir oldu :) Yüzüme gelen yumrukla yan koltuğa savruldum. Kendimi toparlamama fırsatım olmadan diğer saldırgan kapıyı nasıl açtıysa arka koltuğa oturmuş omuzuma bir yumrak daha gelmişti. Üzerlerinde silah veya bıçak olur düşüncesiyle telefonu direk bıraktım . Onlarda telefonu alıp, uzaklaştılar . Neyse ki façamız fazla bozulmamıştı . Kaldığım yerden Entebbe'ye devam ettim. Bu sefer karakol ve tavuklara gerek yoktu . :)
Bu iki tatsız olaydan sonra gelelim güzel şeylere...
Ilk cadılar bayramını Kampala'da geçirdim. Herkes çok güzel organize olmuştu. Bizde cadılar bayramı kutlaması olmadığından pantolon gömlek gitsemde, değişik kıyafetler içerisindeki insanlarla eğlenmek çok keyifliydi . Parti arkadaşımın Can'ın yeri Casablanca'da oldu.Uganda'da yaşadığım en güzel akşamlardan biriydi...
Daha geçen hafta kutlanan bir Christmas var ki anlatmakla bitmez.
Öncelikle her yıl Türkiye'nin belli bir kesiminde Christmasla ilgili bir iki hazırlık görürüz, bazı kutlamalar yaşanır ama hemen hemen çoğu evde de sembolik bir çam ağacı vardır, süslenir:)Nüfusun % 85 hıristiyan olan bir ülkede Christmas'ın ne kadar önemli olduğunu anladım . Haftalar öncesinden planlar yapılıyor , aileler bir araya geliyor, hediyeler süslemler ve daha bir çok şey . Bir yandan keyif versede bir yandan üzüldüm çünkü bizler kendi bayramlarımızı tatilden öte görmüyoruz, planlarımızı aileyle değilde ya bireysel ya da arkadas grubuyla yapıyoruz. Uganda'da insanlar ceplerinde para olmasada Christması o kadar mutlulukla bekliyolar ki onlar için sanki yeni bir hayat baslayacak .
Bende Christmas'ı Judith adında burda bana çok yardımcı olan Kenya'lı bir arkadaşımın evinde geçirdim. O yemeğinin güzelliğini size anlatamam... onlarca çeşit yemek, yaklaşık 20 kişiden oluşan büyük bir aile ve ek olarak partiye katılan arkadaşlar...
Mangal yakıldı, içkiler içildi, danslar edildi kısacası herşey vardı o gecede. Keşke bizlerde kendi bayramlarımızı böyle kutlasak diye geçirdim içimden.
Christmas zamanı tek sıkıntı insanlar köylerine gidebilmek ve kutlama yapabilmek için hırsızlığa yelteniyorlar , polisler sebepsiz yere sizi yolda durdurup rüşvet istiyor. Christmas zamanı Uganda' da bunlara dikkat etmelisiniz, onun dışında Christmas kutlamalarının çok keyifli olduğunu gördüm.
Diğer bir sevindirici olay ise Kampala'dan Entebbe'ye taşındım. İşlerimiz nedeniyle Kampala ofisi kapattık, Entebbe'ye havaalanı ofisine taşındık. Dolasıyla hergün 80 km yol yapmak yerine Entebbe'ye taşınmak daha güvenli ve mantıklıydı.
Zaten son yasadığım olaylardan sonra iyice sıkıldığım için umarım Entebbe'de herşey daha güzel olacak. Tek sıkıntı arkadaşlarımdan uzakta olmam ama Entebbe-Kampala arası 40 km:) bu nedenle arkadaşlarımla arama bu 40kmnin gireceğini düşünmüyorum:)

Birazda Entebbe'nin güzelliklerinden bahsedeyim...
Her taraf yeşillikler içinde, aşırı oksijenden kafanız bir tuhaf oluyor :) Gölün mavisiyle doğanın yeşilliği içiçe, burası şehir gibi değil adeta 60.000 nüfuslu bir kasaba havasında . Kampala'ya göre kesinlikle çok daha güvenli, trafik yok, havaalanı çalışmak ayrıca bir keyif , her türlü insan mevcut:) Kampala kadar değil ama Entebbe'de güzel restoranlar ve barlar bulabilirsiniz . Haftasonu 24 saat dolu plajlarından bahsetmeye gerek bile yok..:)
Bir başka konuda, Afrika'ya yardım için gelen, kurumlar ya da bireyler buradaki zor koşullardan sıkça bahsediyorlar. Ama çoğunun yaşantısına baktığınızda ikamet ettikleri evler ya villa ya da lüks bir apartman dairesi,evin içinde yardımcıları, altlarında da son model jeepleri ile gül gibi geçinip gidiyorlar. Bu refaha alışanlarda buraya yerleşip çok rahat bir şekilde yaşıyorlar:) Özetle yaptıkları fakir edebiyatı yaşadıkları lüks ile kıyaslanınca ortaya epey ironik bir görüntü çıkıyor.
Bir başka konuda, Afrika'ya yardım için gelen, kurumlar ya da bireyler buradaki zor koşullardan sıkça bahsediyorlar. Ama çoğunun yaşantısına baktığınızda ikamet ettikleri evler ya villa ya da lüks bir apartman dairesi,evin içinde yardımcıları, altlarında da son model jeepleri ile gül gibi geçinip gidiyorlar. Bu refaha alışanlarda buraya yerleşip çok rahat bir şekilde yaşıyorlar:) Özetle yaptıkları fakir edebiyatı yaşadıkları lüks ile kıyaslanınca ortaya epey ironik bir görüntü çıkıyor.
-5 aylık Uganda maceramda Kampala'daki güzel ve güvenilir yerleri sizinle paylaşıyorum.
Naguru, Bukoto, Ntinga, Kololo, Nakesero gerçekten Kampala'nın en güzel yerlerinden, bu yerler fazla riskli değil. Özellikle Kololo ve Naguru'da istediğiniz gibi gezip dolaşabilirsiniz.
Yemek ve eğlence için: Bubbles , Casablanca , Just Kicking , Fat boyz , İguana , Crocodille , Efendys, kesinlikle tercih edilmeli ... Birçok gece kulübüde var ama pek tavsiye etmiyorum barlar eğlenmek için yeterli.
Naguru, Bukoto, Ntinga, Kololo, Nakesero gerçekten Kampala'nın en güzel yerlerinden, bu yerler fazla riskli değil. Özellikle Kololo ve Naguru'da istediğiniz gibi gezip dolaşabilirsiniz.
Yemek ve eğlence için: Bubbles , Casablanca , Just Kicking , Fat boyz , İguana , Crocodille , Efendys, kesinlikle tercih edilmeli ... Birçok gece kulübüde var ama pek tavsiye etmiyorum barlar eğlenmek için yeterli.
Alışveriş için: 24 saat açık Nakumat ve Game , Shoprate , Payless'te aradığınız herşeyi fazlasıyla bulabilirsiniz.
Sağlık için: Kampala- Kololo'da bulunan "Surgery" adındaki hastaneye gidebilirsiniz. Surgery'e giderseniz hemen aynı bahçede bulunan Rocks and Rosses adlı şirin cafede sandwich ve milkshake denemelisiniz.
Şimdilik bu kadar.
Şimdilik bu kadar.
Bu arada 20 gun sonra Türkiye 'deyim sevdiklerime ve Türk yemeklerine kavuşmama cok az kaldı yaheyyaaa!! :)
Sevgiler ....
Volkan
Sevgiler ....
Volkan

Resimler Entebbe ' den :)


1 yorum:
Merhaba, Volkan,
Öncelikle, Uganda da yaşadıklarını paylaştığın için gerçekten eline sağlık. Şahsen kafamda bir şekil oluşmaya başladı. Fakat anladığım kadarıyla başka yerlerde de çalışmışsın. Henüz benim senin kadar tecrübemin olmadığını söylemek zorundayım. Ve Uganda'ya da artık yerleşmişsin. Şu an da değil fakat uzak gelecekte neden olmasın diye aklımda düşünceler dolaşmaya başladı. Tilkeler dolaşıyor aklımda. Maalesef aklımdakilerin biraz olsun bir kısmını yapabilmem için maalesef maddiyat gerekli. Bu nedenle, ben de şu an için düşüncelerimden biri KCB Bank hakkında. Türkiye'den o bankada hesap açtırabilir miyim ? web sitesinde açılabileceğini açık bir ifade ile anlatıyor. Örneğin, formu doldurup, pasaportun renkli fotokopisini alıp, DHL ile yolladığımda açılabileceğini web sitelerinde yazmışlar. fakat benim nüfusum aynı işlevi görmez mi, bir de pasaportumun fotokopisi başka şekillerde kullanılmaz değil mi ? Ve şimdi benim sormak istediğim konu ise 60 avro ile acaba bu bankada hesap açtırabilir miyim ? Uganda şilinine çevirdikten sonra 2 yıllık tahvil alabilir miyim ? sanırım treasury bonds olarak geçiyor. Bu konudaki yorumlarını benim mail adresim olan, eyengin@gmail.com, eyengin2005@yahoo.com veya facebooktan da beni bulabilirsiniz.
Yorum Gönder